AdaMerOs Herptil Türkiye
Türkiye Kurbağa ve Sürüngenleri Gözlemciliği ve Fotoğrafçılığı Topluluğu
The Amphibians and Reptiles Monitoring & Photography Society in Turkey
YazıYorum
GözlüYorum
TanıYorum
Tartışıyorum
"EN" türler   
"EN" üyeler   
"EN" fotoğraflar   
"EN" iller   
Ana Sayfam Yap Sık Kullanılanlara Ekle Mail Gönder
Ara
Email
Şifre
Şifremi Unuttum | Beni Hatırla
  
 Ana Sayfa
 Fotoğraf Galerisi
 Herptil Forum
 TanıYorum Galerisi
 GözlüYorum Galerisi
 YazıYorum-ÖğreniYorum
 Fotoğraf Arama
 Herptil Türleri
 Türkiye'nin Herptilleri
 İl Portfolyoları
 Etkinlikler ve Duyurular
 Herptil Ansiklopedisi
 Herptil Biyolojisi
 Gözlem ve Fotoğrafçılık
 Kültür ve Sanat
 Hakkımızda
 Topluluk Üyeleri
 Üyelik Başvurusu
 Türk Herpetologlar
 E-Afişlerimiz
 ENGLISH Pages
 ENGLISH e-Posters
 Videolar/Movies
 E-Bülten (THB)
 Bağlantılar
 İletişim
 
  AdaMerOs Kelebek

Türkherptil DKMPGM ile işbirliği yapmaktadır


 

Turkherptil is an affiliated member of Natural Europe Project

Kör Kertenkeleler (Halkalı Kertenkeleler) (AMPHISBAENIA) AMPHISBAENIA Kuyruksuz Kurbağalar (ANURA) ANURA Kertenkeleler (SAURIA) SAURIA Yılanlar (SERPENTES ) SERPENTES Kaplumbağalar (TESTUDINATA) TESTUDINATA Kuyruklu Kurbağalar (Semenderler) (URODELA) URODELA
        Herptil Biyolojisi
Yılanlar - Serpentes (=Ophidia)

Subordo 3: Serpentes (=Ophidia) (Yılanlar)

Yılanların Başlıca Özellikleri:
1. Vücutları uzun ve silindir biçimindedir. Bu nedenle iç organlarında asimetri görülür. Sol akciğerleri körelmiştir. Sağ akciğer ise kuyruğa kadar uzamış durumdadır ve arka ucunda hava kesesi bulunur. Genel olarak yılanlar avlarını yutarken, ayrıca deniz yılanları da uzun süre su altında kaldıklarında, solunum yapamadıklarından, bu keseden faydalanılır. Bacakları yoktur. Bazı ilkel yılanlarda örneğin Boidae, Typhlopidae, Leptotyphlopidae ailelerinde, anüs kenarlarında arka bacak kalıntısı mevcuttur. Örneğin Boa ve Eryx (Boidae, Boa Yılanları) cinslerinde, arka bacaklar körelmiş halde görülebilir.
2. Göz kapakları yoktur. Gözleri daima açık görülür. Aslında göz kapakları gözün önünde birleşmiş saydam bir kapsül yahut disk oluşturmuştur. Toprak altında yaşayan bazı cinslerde ise, örneğin Typhlops ve Leptotyphlops’da gözler körelmiş ve deri altına çekilmiştir.
3. Kulak delikleri yoktur: dış kulaklar körelmiş, sadece iç kulak bulunur. Kulak kemikleri körelmiş ve orta kulakta sadece tek kemik Columella mevcuttur. Topraktan gelen titreşimlere son derece hassastırlar.
 
Şekil 93: Macrovipera lebetina obtusa (Koca Engerek)’da sulkal (a) ve asulkal (b) taraftan görünümlerde hemipenisler. Bi-lobat (iki loblu) olan her bir hemipenisin Sulcus spermaticus’u(Sperm oluğu) kaide kısmında ikiye ayrılarak loblar üzerinde devam eder ve her bir lobun uç kısımda bulunan bir çıkıntıya kadar uzanır (fotoğraf B. Göçmen’den, örijinal).
 
4. Genel olarak alt çenenin iki yarımındaki kemikler önde birbirleriyle kaynaşmaz, arada elastikive oldukça esnek bir doku bulunur. Bu nedenle alt çene az çok genişleyebilir. Yılan öldüğünde çene kemikleri birbirinden ayrılır zira aradaki yumuşak doku hemen çürür.
5. Göğüs kemiği ve kemeri, kuyruk bölgesinde ise kaburga bulunmaz.
6. Erkeklerde iki tane çiftleşme organı (Hemipenis) bulunur. Kloak yarığı eninedir.
7. Dilleri uzun ve çatallıdır. Dil esas olarak koku almada rol oynar. Yılanlar ağızlarını açmadan dillerini başın uç kısmındaki yarıktan dışarı çıkararak hareket ettirirler. Bu esnada havada bulunan partiküller dile yapışır. Daha sonra yılan dilini içeri çeker ve ağız tavanında bulunan iki delikli bir organa sokar. “Jacopson Organı adı verilen bu yapının iç tarafını örten epitel dokusu kimyasal maddelere karşı duyarlıdır (Kemoreseptör). Bu organ, dil ve ayrıca burun boşluğundaki epitel sayesinde yılanlarda koku alma duyusu çok iyi gelişmiştir.
8. Mesane (İdrar kesesi) yoktur. Üre dışkı ile birlikte kloak yoluyla dışarı boşaltılır.
Bu özelliklerin bir kısmı kertenkelelerde de bulunabilir (bacaksızlık, göz kapaklarının birleşip saydam bir kapsül oluşturması, kulak deliğinin olmayışı gibi). Fakat yukarıda değinilen 8 karakterin hepsi birden kertenkelelerde bulunmaz. Bu bakımdan bacaksız olan bir sürüngenin yılan mı? kertenkele mi? olduğu kolayca anlaşılır.
 
Termoreseptörler (ısı-sıcaklık algılayıcılar) de bazı yılanlarda görülen önemli özelliklerden birisidir. Çıngıraklı yılanlarda (Crotalidae), göz ile burun deliği arasında birer çukur vardır. Bunlar sıcaklığa son derece hassas birer organdır. Gececi olduklarından karanlıkta avlarını vücut ısısından yararlanarak tanırlar ve yakalarlar. Boğa yılanlarının (Boidae) bazılarında sıcaklığa hassas bu organlar üst çene yanlarında 5’er adettir (Şekil 119).
 
Şekil 119: Elmas Sırtlı Çıngıraklı Yılan (Crotalidae) ve Hindistan Pitonu (Boidae)’nda Termoreseptör çukurlukları (oklar), çıngırak ve termoreseptör çukurluğunun yapısı (Arnold & Burton, 1980; Newman ve Hartline, 1982’den değiştirilerek).
 
Coğrafi Dağılışları:Kutup bölgeleri ve İzlanda, İrlanda, Yeni Zelanda gibi birkaç büyük ada hariç, dünyanın her tarafında görülürler. Yalnız Vipera berus kuzey kutup bölgesi içine kadar gider. Yılanlar en çok sıcak memleketlere doğru hem sayıca çoğalır hem de genellikle vücut boylarında da bir artış görülür. Yaklaşık 2700 kadar yılan türü vardır. Ancak bunların 1/3’i zehirlidir. İnsanı öldürecek kadar zehirli olanlar ise %7’sini teşkil eder. Yurdumuzda yaşayan zehirli yılanlar 3 aile içinde bulunur. Bunlar tamamı zehirli olan Viperidae (Engerekgiller), birkaç türü zehirli olan Colubridae (Kırbaç Yılanları) ve ülkemizde tek tür, Walterinnesia morgani (Çöl Kara Yılanı,Çöl Kobrası) ile temsil edilen Elapidae (Mercan Yılanları+Kobralar) aileleridir.
 
Boyları, Yaşları ve Üremeleri:Boyları10 cm ila 12 m arasında değişir. En büyükleri Eunectes murinustur(Su Boası). Güney Amerika tropiklerinden bilinir. Yerel ismi Anakonda’dır.Yılanlar 20-30 yıl yaşayabilirler.Çoğu ovipar az bir kısmı ovovivipar üreme gösterir. Yumurtalar toprak içine, çürümekte olan bitkiler arasına, bazen de gübre yığınları içine bırakılır. Bazen bir seferde ancak 1-2, bazen de 100 den fazla yumurta bırakılır. Ovovivipar olanlarda yumurta dışarı çıkmayıp yumurta kanalı içinde kalır ve embriyo gelişmesini orada tamamlayıp sonra dışarı çıkar. Bazen de zar ile birlikte dışarı çıkar ve dışarıda zar hemen parçalanıp gelişmiş yavru ortaya çıkar.
Yılanların ovipar veya ovovivipar olması ile sistematik ilişkileri arasında bir ilgi yoktur. Örneğin Coronella cinsinin bir türü ovipar, diğeri ovovivipardır. Aynı şekilde Natrix cinsinin Türkiye’deki türleri ovipar olduğu halde Amerika’daki türleri ovovivipardırlar.
Yılanlarda büyüme ile ilgili olarak, vücudu örten keratin tabaka senede birkaç kez yenilenir. Buna “Gömlek değiştirme” denir. Bu durum genç fertlerde daha sık görülür. Bu durumdaki zehirli yılanlarda zehir daha toksiktir.
 
Yaşadıkları Biyotoplar:Çeşitli ortamlarda yaşarlar. Bazıları toprak altında yaşar. Bunlarda gözler az veya çok derecede körelmiştir (örneğin Typhlops). Bazıları toprak üstünde ve kumluk yerlerde (örneğin Eryx). Bazıları ise tatlısu ve denizlerde yaşarlar. Deniz Yılanları (Hydrophiidae) iyice suculdur. Tatlısuda yaşayanlar ise yarı suculdur (örneğin Natrix cinsi). Diğer bazıları ise yaşamlarının büyük bir kısmını ağaçlar üzerinde geçirir (örneğin Dendroaspiscinsi).
 
Beslenmeleri:Hepsi hayvansal gıda ile beslenir. Boylarına göre çeşitli hayvanları yakalarlar. Karınca, böcek, fare, kurbağa ve hatta iyice büyük olanlar, kendilerinden daha büyük ve kalın hayvanları da besin olarak kullanırlar (Makrofaj Beslenme). Yılanlarda bu tip beslenmeyi olası kılan uygun anatomik özellikler gelişmiştir. Bunlar şunlardır:
1. Yılanlarda Ağızları iyice genişleyebilir. Zira kafatası kemikleri ve altçeneye eklemlenen kuadrat kemiği oynaktır. Ayrıca altçenenin iki yarımı önde oldukça esnek elastiki bir doku ile birbirlerine bağlandığından ağız muazzam derecede açılabilir.
2. Omuz kemeri ve göğüs kemiği yoktur. Kaburgaları oldukça esnektir. Bu sayede göğüs bölgeleri oldukça genişleyebilir.
3. Vücudu örten pullar keratinden yapılı olup fazla sert değildir. Ayrıca Derilerinde kemik plaklar bulunmadığından, derileri fazla genişleyebilir. Hatta bu sayede kolaylıkla kıvrılabilir ve çöreklenebilirler.
 
Yılanların çoğu, özellikle zehirsiz yılanlar avı ağız ile yakaladıktan sonra vücutları ile dolanıp sıkarlar, böylece avlarını hareketsiz hale getirir ve öldürürler. Zehirliler, zehir akıtarak öldürürler. Yutulan hayvanın kemikleri mide tarafından salgılanan enzimlerle sindirilir. Kıl, tüy ve yumurta kabuğu gibi sindirilemeyen kısımlar ise dışkı ile birlikte dışarı atılır. Soğuk kanlı olduklarından aldıkları besinleri 1-7 gün içerisinde sindirirler.
Zehirli ve zehirsiz yılanları dış görünüşleri bakımından birbirinden ayırmak zordur. Fakat bölgesel olarak bu iki grup birbirinden bazı karakterleri ile (örneğin kuyruk uzunluğu, baş bölgesi pullanması, baş şekli gibi) ayrılabilir. Zehirli yılanların en önemli özelliği, ağzında zehir bezleri ile bu organlardan zehri akıtan zehir dişlerinin bulunmasıdır. Zehir dişleri çenelerdeki diğer dişlerden daha büyük olup esas olarak üst çenede yerleşirler. Ülkemizde yaşayan engereklerde (Viperidae), ağız kapalı iken ekstrem büyük zehir dişleri geriye doğru yatık vaziyette dururlar. Fakat saldırmak yahut ısırmak için ağızlarını açtıklarında dik duruma gelirler. Bununla beraber ülkemizdeki zehirli kırbaç yılanları (Colubridae) ve kobra yılanlarında (Elapidae), Zehir dişleri daima sabit, dik durumda ve nispeten küçüktür.
Şekil 94: Zehirli bir yılanda (Viperidae, Solenoglypha) zehir aygıtı (Başoğlu ve Baran, 1980’den değiştirilerek).
 
Yılanların Sınıflandırılması:Günümüzde yaşayan sürüngenler içinde, kertenkelelerden sonra ikinci büyük grubu oluşturan yılanların 10-13 ailesi ve 2700 kadar türü bulunmaktadır. Bunlardan 800 kadarı az çok zehirlidir. İnsanlar için tehlikeli olabilecek derecede zehirli olanların sayısı ise ancak 350 kadardır. Türkiye’de yaşadığı tespit edilen 41 yılan türü 6 aileye dahildir. Bunlar şunlardır:
 
Familia 1: Typhlopidae[zehirsiz]          Familia 2: Leptotyphlopidae[zehirsiz]
Familia 3: Boidae[zehirsiz]                  Familia 4: Viperidae[hepsi zehirli]
Familia 5: Elapidae [tek tür, Walterinnesia morgani (Çöl Kara Yılanı, Çöl Kobrası), zehirli]
Familia 6: Colubridae[bir kısmı -sadece 5 tür- zehirlidir: Bunlar Telescopus fallax(Kedi Gözlü Yılan), Telescopus nigriceps (Siyahbaşlı Kedi Gözlü Yılan), Malpolon insignitus (Çukur Başlı Yılan), Natrix tessellata (Su Yılanı) ve Sphalerosophis diadema (Diadem Yılanı, Urfa Yılanı)’dır]*
 
* Bu türlere Coluber ravergieri (Hemorhois ravergieri) -Kocabaş Yılan’da ilave edilmiştir.
Şekil 95: Bazı yılan ailelerinde kuyruğun alttan görünüşü (Budak ve ark., 2002’den).
 
Şekil 96: Ülkemizde temsilcisi bulunan bazı yılan ailelerinde kuyruk kısımları (yandan, üstte) ile başın yan ve dorsalden görünümleri (altda) (Terentjev ve Chernov, 1949; Engelmann ve ark., 1986’dan değiştirilerek).
 
Şekil 97: Yılanların sınıflandırılmasında kullanılan belli başlı karakterler; baş plaklarının isimlendirilmesi, gövde ortasında sırt pullarının sayısı, anal pağın durumu, karın plakları ve kuyruk altı plak sayıları (Engelmann ve ark, 1986’dan değiştirilerek).
 
Kaynak: 
Budak, A. & Göçmen, B. (2005).  Herpetoloji. Ege Üniversitesi Fen Fakültesi Kitaplar Serisi, No. 194, Ege Üniversitesi Basımevi, Bornova-İzmir, 226 s. (ISBN 975-483-658-2) [Türkçe Kitap]. [2nci baskı, 2008].

Copyright © 2011 - 2019 AdaMerOs Herptil Türkiye, her hakkı saklıdır.
Bu sitede yayınlanan fotoğrafların ve yazıların hakları ve sorumluluğu sahiplerine aittir.
Fotoğraflar, yazılar ve diğer içeriğin izin alınmadan herhangi bir ortam ve biçimde kullanılması T.C. 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasası'na göre suçtur.