AdaMerOs Herptil Türkiye
Türkiye Kurbağa ve Sürüngenleri Gözlemciliği ve Fotoğrafçılığı Topluluğu
The Amphibians and Reptiles Monitoring & Photography Society in Turkey
YazıYorum
GözlüYorum
TanıYorum
Tartışıyorum
"EN" türler   
"EN" üyeler   
"EN" fotoğraflar   
"EN" iller   
Ana Sayfam Yap Sık Kullanılanlara Ekle Mail Gönder
Ara
Email
Şifre
Şifremi Unuttum | Beni Hatırla
  
 Ana Sayfa
 Fotoğraf Galerisi
 Herptil Forum
 TanıYorum Galerisi
 GözlüYorum Galerisi
 YazıYorum-ÖğreniYorum
 Fotoğraf Arama
 Herptil Türleri
 Türkiye'nin Herptilleri
 İl Portfolyoları
 Etkinlikler ve Duyurular
 Herptil Ansiklopedisi
 Herptil Biyolojisi
 Gözlem ve Fotoğrafçılık
 Kültür ve Sanat
 Hakkımızda
 Topluluk Üyeleri
 Üyelik Başvurusu
 Türk Herpetologlar
 E-Afişlerimiz
 ENGLISH Pages
 ENGLISH e-Posters
 Videolar/Movies
 E-Bülten (THB)
 Bağlantılar
 İletişim
 
  AdaMerOs Kelebek

Türkherptil DKMPGM ile işbirliği yapmaktadır


 

Turkherptil is an affiliated member of Natural Europe Project

Kör Kertenkeleler (Halkalı Kertenkeleler) (AMPHISBAENIA) AMPHISBAENIA Kuyruksuz Kurbağalar (ANURA) ANURA Kertenkeleler (SAURIA) SAURIA Yılanlar (SERPENTES ) SERPENTES Kaplumbağalar (TESTUDINATA) TESTUDINATA Kuyruklu Kurbağalar (Semenderler) (URODELA) URODELA
        Herptil Ansiklopedisi
Sürüngenlerde deri ve türevleri nelerdir?

Reptillerde Epidermis, amphibilerinkinden çok daha fazla keratinleşmesi; özel boynuzsu yapılar (örneğin pullar ve plaklar) ve nispeten kuru olması ile ayırt edilir. Pullar deri kıvrımlarıdır (Şekil 120). Çoğunlukla vücut üzerinde eğik veya yan yana bulunurlar. Bir puldan "üst ve alt taraf" olmak üzere bahsedilir. Pulun üst tarafı alt tarafa nazaran daha fazla keratinleşmiştir. Pullar boyuna, enine veya transversal sıralar halinde dizilmişlerdir. Form olarak da çok çeşitlidirler. Küçük ,tomurcuk şeklinde (Sphenodon'da) veya yılanlardaki gibi kiremit şeklinde birbiri üzerine biner (imbrikat), bazılarında karinalıdır. Büyükleri “plaklar” olarak isimlendirilir. Bazı tür yılanların ve bukalemunların başındaki çıkıntılar, leguanlar gibi bazı kertenkelelerde görülen krista ve yakalar, keza çıngıraklı yılanlardaki hareketli keratinleşmiş kuyruk halkaları özelleşmiş yapılardır. Pek çok tür ve bilhassa tırmanıcı reptiller uzun tırnaklara sahiptirler. Diğer bir boynuzsu yapı; kaplumbağalar, timsahlar ve Sphenodon'da bulunan yumurta dişi'dir. Bunlar Squamata'daki hakiki diş yapılarının anoloğudur. Plaklanma ve pullanma (Skutellasyon) Squamata'nın pekçok grubu için çok önemli taksonomik karakterler kompleksidir (Pholidosis).
 
Şekil 121: Sürüngenlerde özel epidermal oluşuklar. (a) Gekko gecko’da ayağın alt tarafında tutunucu lameller, (b) Crotalus crotalus (Çıngıraklı Yılan)’da kuyruk halkalarının üstten görünüşü ve boyuna kesiti, (c) Bitis cornuta’da boynuzsu apikal çıkıntılar, (d) Erpeton tentaculatum(Tentaküllü Yılan)’da tentaküller, (e) Boynuzlu bukalemun (Chamaeleo jacksoni) erkeğinde boynuzlar, (f) Chlamydosaurus kingii(Yakalı Kertenkele)’de yaka, (g) Moloch horridus‘da diken şeklinde pullar, (h) Dişi Langaha nasuta’da (Yaprak Burunlu Yılan) burun eklentisi (erkekte küçüktür) (Ziswiler, 1976’dan değiştirilerek).
 
Sphenodonve kertenkelelerde periyodik olarak ortaya çıkan deri değiştirme tipiktir. Stratum corneum'un dış tabakası, içte gelişen yenisi ile ayrılır ve bu ara bölmeye lenfatik sıvı dolar. Yılanlarda epidermis keza gözün üst tarafını saydam bir kapak şeklinde örter. Bu sıvı eski ve yeni oluşan kapak arasına girdiğinde, deri değiştirme öncesinde yılanlarda gözler saydamlığını kaybeder. Deri değiştirme öncelikle baş kısmından başlar. Bu nedenle yılanlarda, baş kısmında bir şişme mekanizması tarif edilmiştir. Musculus jugularis'in kontraksiyonu ile Jugular venalar sıkılır ve baş kısmında kan basıncı artar, hacim büyür ve eski deri atılmağa başlar. Bacaksız reptillerde deri, yılan gömleğinde olduğu gibi tek parça halinde sıyrılır. Buna karşın quadriped(dört bacakla yürüyen)formlarda deri, ekseriyetle parçalar halinde vücuttan atılır. Koryum (Corium, Dermis) bütün reptillerde iyi gelişmiştir. Bilhassa timsahlarda deri işlemeciliği için temel teşkil eder. Amphibiler evolusyon süreci esnasında dermal kemikleşmelerden uzaklaşmalarına karşın, reptillerin farklı grupları dermal kemik zırhlanmayı geliştirmişlerdir (Pareiasauria ve pek çok Thecodontia). Bugünkü reptiller içinde karapas (carapax) ve plastronun önemli bölümünü dermal kemiklerin oluşturduğu kaplumbağalar yanında, Timsahlar ve Squamata da az veya çok derecede ossifiye zonlara sahiptirler. Timsahlar, üst göz kapaklarındaki dermal kemikler (Palpebral kemikler) haricinde karın bölgesini koruyan 7-8 sıra halinde, "V" şeklinde düzenlenmiş dermal kemik plaklara (Gastralia) sahiptir. Sphenodon'da 25 sıra Gastralia bulunur. Kaplumbağalardaki kemik plaklar muhtemelen Gastralia ile homologdurlar. Squamata’nın bazı gruplarında (örneğin yılan kertenkele, Anguis'de), epidermal pullar altında ince dermal kemik pullar bulunur. Reptillerde dikkat çekici bir integüment kompleksi kaplumbağalardaki zırh, yani kabuktur. Bir kapsül teşkili olan bu yapıya epidermisin keratin plakları, dermal kemik plaklar, omurga, kaburgalar ve keza ekstremite kemerlerinin elementleri katılmıştır. Kaplumbağalardaki zırh iki kısımdan meydana gelmiştir. Bunlar; az veya çok derecede kıvrık sırt kabuğu (carapax, karapas) ve düz veya hafif kıvrık karın kabuğu (plastron)'dur. Kabuğun tamamı dış taraftan keratin tabakası ile örtülmüştür. Gelişim esnasında eski keratin plaklar atılmaz, yeni gelişenler fark edilecek derecede bunların etrafındadır. Keratin plakların kenarları, bunun altında bulunan kemik plaklarla tam çakışmazlar. Yumuşak kaplumbağalarda (Trionychidae) kemik zırh, keratin plaklarla değil sağlam bir deri ile örtülüdür. Bunlarda keratin plaklar ontogenez esnasında körelmişlerdir. Böylelikle ergin hayvanda sadece sağlam deri örtü kalmıştır. Karapas’da orta kısımda 5 adet peş peşe dizilmiş Vertebral (Neural) Plaklar, bunun yanında her iki tarafta 4'er adet Pleural (Costal) Plaklar, sırt kabuğunu dıştan sınırlayan Marginal Plaklar (her iki yanda 12'şer adet) ve tek Ense Plağı (Nuchale) bulunur. Bu plak üst tarafta marginallerin ortasındadır.
Plastron'daki plaklar ekseriyetle çiftler halinde düzenlenmişlerdir. Önden arkaya şu çiftler ayırt edilir; Gularia, Humeralia, Pectoralia (dış taraftan küçük bir Axillar Plak ile sınırlanmıştır), Abdominalia (dış taraftan bir Inguinal Plak ile sınırlanmıştır), Femoralia ve Analia. Bu plakların düzenlenme biçimi çok konservatiftir. Bu temel sistemden sapmalar pleural ve marginal plak sıraları arasında ilave bir plak sırasının; Supramarginal Plakların bulunması (Macrochelys'de), Axillare ve Inguinale arasında ilave bir sıra (Trionychidae ve Testudinidae hariç, diğer tüm ailelerde) veya Gular Plaklara ilave bir çift Intergular Plak (Pleurodira'da) bulunması gibi durumlar yanında Caretta'da Marginalia, her iki tarafta birer adet artmıştır. Kinosternidae'de ise bir adet azalmıştır.
Karapas'ın kemik plakları boyuna sırada düzenlenmişlerdir. Önde medianda tek sıra bir Nuchale ile başlar. Bunu kaide olarak 8 Neuralia ve 2 Suprapygalia takip eder. Arkada bir Pygale ile sonlanır. Median sıra dıştan her iki taraftan 8 Costalia ile kuşatılmıştır. Kenar sıralanması her iki tarafta 11 Periferalia (Marginalia) iledir. Bunlar Nuchale ve Pygale arasında dizilmişlerdir. Plastron ön tarafta l çift Epiplastron ile başlar. Bunu tek plak halindeki Endoplastron (Entoplastron) ve tekrar çift olan 3 sıra elementler (sırasıyla Hyo-, Hypo-,Xiphiplastron) takip eder. Kemik plaklarda da düzenleme koservatiftir. Bu temel şemadan sapmalar: ilave bir Preneurale ve dış taraftan Precostalia, keza ilave bir plak çifti Hyo- ve Hypoplastron arasındaki Mesoplastron’dur. Ayrıca Peripheralia sayısı Endoplastron’un bulunmayışı ile azalabilir (Kinosternidae’de). Ya da çevredeki kemiklenmelerin sayısı artmıştır (Caretta’da).
 
Şekil 122: Kara kaplumbağasının sagittal kesiti (A), karapasın ve iskeletin ventralden görünümü (B) ve Eretmochelys’de plastronun kemik kısımlarını (C) gösteren şekiller.         [A-B]: (a) Carapax, (b) Carapax’ın kemik kısmı, (c) Plastronun epidermal kısmı,     (d) Plastronun kemik kısmı, (e) Scapula, (f) Humerus, (g) Phalanjlar, (h) Ulna, (i) Radius, (k) Ilium, (l) Pubis, (m) Ischium, (n) Femur, (o) Tibia, (p) Fibula, (q) Mesocapulum (Proscapular uzantı), (r) Corocoid, (s) Carpalia, (t) Metacapalia, (u) Tarsalia, (v) Metatarsalia. [C]: (a) Epiplastron (Clavicula), (b) Endoplastron (interclavicula), (c) Hyoplastron (modifiye olmuş karın kaburgası), (d) Hypoplastron (modifiye olmuş karın kaburgası), (e) Xiphiplastron (modifiye olmuş karın kaburgası) (Ziswiler, 1976’dan değiştirilerek).
 
Karapaksın kemik elementleri "dermal ossifikasyon" ile oluşur. Orta sıradaki Neuralia, gelişimi esnasında omurların spinal uzantıları ile kaynaşır. Keza kaburgalar da Costal plaklarla birlikte gelişir. Kaburgalar ile birlikte gelişme Trionychidae, Cheloniidae ve Kinosternidae ailelerinde ergin safhada dahi tamamlanmış değildir. Karapaksa karşın plastronun kemik elementleri, endoiskelet kısımlarından kaynaklanmaktadır. Epiplastron, Clavicula'dan; Endoplastron, Episternum'dan; Hyo-, Hypo- ve Xiphiplastron ise kaburgalardan farklılaşmışlardır. Karşılıklı yani çift elementlerin medianda kaynaşması Cheloniidaeve Trionychidae ailelerinde ergin hayvanda bile tam değildir. Genç kaplumbağalarda, ayni zamanda bazı gruplarda, ergin durumda karapaks ve plastron yalnız deri ile bağlantıdadır. Pekçok kaplumbağada plastron zamanla Hyo- ve Hypoplastronsahasında karapaksın marginalleri ile birleşir. Plastron sık olarak Hyo- ve Hypoplastron arasında enine uzanan hareketli bir ekleme sahiptir. Bu eklem sayesinde plastronun ön kısmı yukarıya doğru kaldırılabilir ve böylece baş taraftaki açıklığı kapamak mümkün olur. Bazı formlar plastronun arka kısmını da benzer şekilde kapama kabiliyetindedirler.
Amphibilerdekinden farklı olarak reptillerde deri bez bakımından fakirdir. Az sayıdaki bez ya düşmanlarından korunmaya yarayan ve pis kokan salgı, ya da tür bireylerini tanımaya veya çiftleşme partnerini çekmeye, cezbetmeye yarayan güzel kokan salgı salgılar. Timsahlar gövde yanları ve kloak bölgesinde Misk Bezleri’ne sahiptir. Bunların salgıları çiftleşme davranışında önemli rol oynar. Ayrıca sırtın orta hattı boyunca işlevi bilinmeyen bir sıra bez vardır. Pekçok kertenkelede femoral ve anal porlar bulunur. Bunlar dermisde bulunan bezlerin çıkış delikleridirler ve çoğunlukla her iki eşeyde de vardır. Ancak erkek fertlerde daha bariz gelişmiş olup bezlerin aktivitesi çiftleşme mevsiminde artar. Bu nedenle çiftleşme davranışlarında rol oynadığı kabul edilir. Bazı yılanlarda, örneğin Natrix natrix ve N. tesellata'da kloak bezleri bulunur ve salgıları pis kokuludur. Düşmanlarından korunmasına yardımcıdır. Diğer bazı yılanlar güzel kokulu ense bezlerine sahiptir. Güzel kokulu bezler keza kaplumbağalardan da bilinir. Bunlar alt çene kenarlarında veya her iki kabuğun kenar kısımlarında yer alırlar.
Reptillerin renklenmesine pigmentler ve ışık kıran etkiler iştirak eder. Kromatoforlar dermisde yer alırlar ve bunların pseudopodial uzantıları epidermisin Stratum germinativum tabakasına kadar ulaşırlar (Şekil 120B). Kertenkelelerden 4 tip kromatofor bilinmektedir. Bunlar; Melanoforlar, Guanoforlar, Lipoforlarve Alloforlar'dır. Renklenme bu kromatoforların her birisi veya bunların farklı kombinasyonları ile ortaya çıkabilir. Bazı reptillerde bulunan Alloforlar kırmızı, sarı ve menekşe pigmentleri içerirler. Bunlar lipokrom ve lipoforların aksine alkolde çözünmezler. Prensip olarak reptil ve amphibilerde kromatoforların yoğun karışma şartları uyum gösterir. Yeşil pigmentler enderdir. Sadece bazı ağaç yılanlarında rapor edilmişlerdir. Bunun haricinde yeşil etki; sarı pigment ve mavi interferansı ile oluşur. Pekçok reptilden “renk değiştirme” özelliği bilinmektedir. Timsahlar, pekçok kertenkele ve yılanlar fizyolojik aktif melanoforlara sahiptirler. Şayet melanin granülleri pseudopodlara diffuz olurlarsa, bu taktirde hayvan koyudan siyaha kadar görülür. Eğer granüller melanoforların merkezinde konsantre olursa, hayvan açık renklidir. Bu takdirde diğer kromatoforların renk etkisi ortaya çıkar. Kertenkeleler arasında özellikle bukalemunlar, bazı leguanlar ve agamidler, yoğun ve çok yönlü renk değiştirme kabiliyetindedirler. Bu suretle türe has çok çeşitli dağılım mekanizmaları gelişmiştir. Anolisspp.'nde renk değiştirme hormonal kontrol edilir. İntermedin melanin granüllerinde dispersiyona, Adrenalin konsantrasyona neden olurlar. Phrynosoma'da renk değiştirmede çok farklı mekanizmalar birlikte etkilidir. Melanin granüllerin konsantrasyonu sinirsel etki, adrenalin etkisi, keza yüksek temperatür ve karanlık ile müşterek tetiklenir. Dispersiyon sadece hormonal etkiye (İntermedin), ayrıca düşük temperatür ve kuvvetli ışık ile uyarılır. Bukalemunlarda renk değiştirme “sinirsel uyaran” ile kontrol edilir. Bukalemunlarda renklenme ışığa da bağımlı olmakla birlikte, ışık burada direkt olarak kromatoforlara etkili değildir. Bilakis ışık, reseptörlere ve bunlar üzerinden otonom sinir sistemi ve pigmentlere etkilidir.
 
Kaynak: 
Budak, A. & Göçmen, B. (2005).  Herpetoloji. Ege Üniversitesi Fen Fakültesi Kitaplar Serisi, No. 194, Ege Üniversitesi Basımevi, Bornova-İzmir, 226 s. (ISBN 975-483-658-2) [Türkçe Kitap]. [2nci baskı, 2008].

Copyright © 2011 - 2020 AdaMerOs Herptil Türkiye, her hakkı saklıdır.
Bu sitede yayınlanan fotoğrafların ve yazıların hakları ve sorumluluğu sahiplerine aittir.
Fotoğraflar, yazılar ve diğer içeriğin izin alınmadan herhangi bir ortam ve biçimde kullanılması T.C. 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasası'na göre suçtur.