AdaMerOs Herptil Türkiye
Türkiye Kurbağa ve Sürüngenleri Gözlemciliği ve Fotoğrafçılığı Topluluğu
The Amphibians and Reptiles Monitoring & Photography Society in Turkey
YazıYorum
GözlüYorum
TanıYorum
Tartışıyorum
"EN" türler   
"EN" üyeler   
"EN" fotoğraflar   
"EN" iller   
Ana Sayfam Yap Sık Kullanılanlara Ekle Mail Gönder
Ara
Email
Şifre
Şifremi Unuttum | Beni Hatırla
  
 Ana Sayfa
 Fotoğraf Galerisi
 Herptil Forum
 TanıYorum Galerisi
 GözlüYorum Galerisi
 YazıYorum-ÖğreniYorum
 Fotoğraf Arama
 Herptil Türleri
 Türkiye'nin Herptilleri
 İl Portfolyoları
 Etkinlikler ve Duyurular
 Herptil Ansiklopedisi
 Herptil Biyolojisi
 Gözlem ve Fotoğrafçılık
 Kültür ve Sanat
 Hakkımızda
 Topluluk Üyeleri
 Üyelik Başvurusu
 Türk Herpetologlar
 E-Afişlerimiz
 ENGLISH Pages
 ENGLISH e-Posters
 Videolar/Movies
 E-Bülten (THB)
 Bağlantılar
 İletişim
 
  AdaMerOs Kelebek

Türkherptil DKMPGM ile işbirliği yapmaktadır


 

Turkherptil is an affiliated member of Natural Europe Project

Kör Kertenkeleler (Halkalı Kertenkeleler) (AMPHISBAENIA) AMPHISBAENIA Kuyruksuz Kurbağalar (ANURA) ANURA Kertenkeleler (SAURIA) SAURIA Yılanlar (SERPENTES ) SERPENTES Kaplumbağalar (TESTUDINATA) TESTUDINATA Kuyruklu Kurbağalar (Semenderler) (URODELA) URODELA
        Herptil Ansiklopedisi
Kurbağaların Çevreyle ve İnsanla İlişkileri ne düzeydedir?

Doğada kurbağaların da düşmanları vardır. Bazı su kuşları, su kaplumbağaları, yılanlar, bazı yırtıcı kuş ve memeli türleri ile büyük tatlısu balıkları kurbağaları yiyerek beslenirler. Bazı böcek türleri de, özellikle tatlısuda yaşayan Rhyncota (Hortumlular) ve Coleoptera (Kın Kanatlılar) türleri, ayrıca Odonata (Kız Böcekleri) larvaları, kurbağaların sudaki larvalarına önemli zarar vermektedirler.

Günümüzde birçok hayvan türü için olduğu gibi kurbağaların da en büyük düşmanı insanlardır. İnsanlar gerek kurbağaları yiyerek gerekse dolaylı yollarla, ekolojik dengeyi bozarak, kurbağalara zarar verirler. Diğer taraftan kurbağalar böceklerle beslendiklerinden, bazı zararlı böceklerin çoğalmasını önledikleri için insanlara yararlı da olurlar. Buna karşılık insanlar kurbağaların doğal dengedeki önemini yeterince kavrayamadıklarından, bilerek veya bilmeyerek kurbağalara önemli zararlar vermektedirler. Örneğin yaşama ortamları olan sulak alanlar yok edilmektedir. Tatlısu sistemleri (nehir veya göller) hızla ve tehlikeli bir şekilde kirletilmektedir. Bu nedenle, kurbağa populasyonlarının soylarını devam ettirmeleri zorlaşmaktadır.

Eski çağlardan beri her ülkede, her zaman bazı hayvanlar hakkında gerçek dışı bilgiler ortaya çıkmıştır. İnsanların eksik gözlemlerinden yahut sınır tanımayan hayal gücüne dayalı abartmalarından kaynaklanan pek çok “önyargılar” zamanla insanların folkloru haline gelmiştir. Birçok insan kurbağaya dokunmaktan ve özellikle eline almaktan korkar. Bunun nedeni, kurbağanın sevimli bir varlık olmaması değil, elinde siğil meydana gelebileceği korkusudur. Bu hatalı inanış özellikle Bufo cinsi kurbağaların derisinde görülen kabarcıkların insanın eline bulaşabilir korkusundan kaynaklanmış olabilir. Hiç kuşkusuz insan derisinde görülen siğillerle kurbağa derisindeki siğillerin birbiriyle ilgisi dahi yoktur. Ülkemizde insana zarar verebilecek düzeyde deri salgısı bulunan bir kurbağa türü bulunmamakla birlikte, Amerika’da yaşayan Dendrobates cinsi ağaç kurbağalarının zehir bezlerinin felç edici, hatta öldürücü olabileceği önceden değinilmişti. Amerikan yerlileri bunların zehirlerini oklarının ucuna sürerek avlanmada faydalanmışlardır. Afrika’daki yerliler ise kurbağaları büyü veya muska yapma aracı yahut ilaç yapmada kullanmışlardır. Doğal olarak bu tip inanışların hiçbir bilimsel dayanağı olmadığı açıktır.

Ender görülen endemik kurbağalarımızdan biri olan Lyciaslamandra atifi (Atıf'ın Kara Semenderi, Alanya Semenderi) Alanya civarındaki Türbelinaz Yaylası’nda bulunur. O civarda yaşayan insanlar, bu hayvana yerel isim olarak “Emen” adını takmıştır. Bunun nedeni, bu semenderin sözde süt veren hayvanların memelerini emerek onlara zarar verdiği inancından kaynaklanmaktadır. Bu tip yanlış ve gerçek dışı inanışlarla oluşturulan önyargılar neticesinde hayvanlar görüldükleri yerde öldürülmektedir. Bu durum, sahip olduğumuz biyolojik değerlerin ortadan kaldırılmasında bilgisizliğin ne kadar etkili olduğunu işaret etmesi bakımından önemlidir.
 
Kaynak: 
Budak, A. & Göçmen, B. (2005).  Herpetoloji. Ege Üniversitesi Fen Fakültesi Kitaplar Serisi, No. 194, Ege Üniversitesi Basımevi, Bornova-İzmir, 226 s. (ISBN 975-483-658-2) [Türkçe Kitap]. [2nci baskı, 2008].

Copyright © 2011 - 2020 AdaMerOs Herptil Türkiye, her hakkı saklıdır.
Bu sitede yayınlanan fotoğrafların ve yazıların hakları ve sorumluluğu sahiplerine aittir.
Fotoğraflar, yazılar ve diğer içeriğin izin alınmadan herhangi bir ortam ve biçimde kullanılması T.C. 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasası'na göre suçtur.