AdaMerOs Herptil Türkiye
Türkiye Kurbağa ve Sürüngenleri Gözlemciliği ve Fotoğrafçılığı Topluluğu
The Amphibians and Reptiles Monitoring & Photography Society in Turkey
YazıYorum
GözlüYorum
TanıYorum
Tartışıyorum
"EN" türler   
"EN" üyeler   
"EN" fotoğraflar   
"EN" iller   
Ana Sayfam Yap Sık Kullanılanlara Ekle Mail Gönder
Ara
Email
Şifre
Şifremi Unuttum | Beni Hatırla
  
 Ana Sayfa
 Fotoğraf Galerisi
 Herptil Forum
 TanıYorum Galerisi
 GözlüYorum Galerisi
 YazıYorum-ÖğreniYorum
 Fotoğraf Arama
 Herptil Türleri
 Türkiye'nin Herptilleri
 İl Portfolyoları
 Etkinlikler ve Duyurular
 Herptil Ansiklopedisi
 Herptil Biyolojisi
 Gözlem ve Fotoğrafçılık
 Kültür ve Sanat
 Hakkımızda
 Topluluk Üyeleri
 Üyelik Başvurusu
 Türk Herpetologlar
 E-Afişlerimiz
 ENGLISH Pages
 ENGLISH e-Posters
 Videolar/Movies
 E-Bülten (THB)
 Bağlantılar
 İletişim
 
  AdaMerOs Kelebek

Türkherptil DKMPGM ile işbirliği yapmaktadır


 

Turkherptil is an affiliated member of Natural Europe Project

Kör Kertenkeleler (Halkalı Kertenkeleler) (AMPHISBAENIA) AMPHISBAENIA Kuyruksuz Kurbağalar (ANURA) ANURA Kertenkeleler (SAURIA) SAURIA Yılanlar (SERPENTES ) SERPENTES Kaplumbağalar (TESTUDINATA) TESTUDINATA Kuyruklu Kurbağalar (Semenderler) (URODELA) URODELA
        Herptil Ansiklopedisi
Kurbağalarda deri ve türevleri ile renk değişimi

Amfibiler devamlı şekilde deri değiştirirler. Atılan deri parçası besin olarak yenilir. Hakiki pullanma yoktur, fakat nasır, çıkıntı, tırnak ve larvalarında keratin dişler sık rastlanan yapılardır. Trichobatrachus (Saçlı Kurbağa)’daki gövde ve arka bacak yanlarında saçak şeklinde keratin uzantılar epidermal yapılardır.

Koryum (Corium) tabakası bol kan damarı içerir ve deri solunumuna yarar. Apoda (=Gymnophiona)‘da koryumda küçük pullar şeklinde, Pelobates’de kazıcı plak şeklinde kemikleşmeler görülür. Amfibi derisi çok hücreli epidermal bezler içerir. Bunlar kese şeklinde (alveolar) ve boru şeklinde (tubular) bezlerdir. Alveolar bezler 2 tiptir. Küçük olanlar mukoz salgılar, deriyi ıslak tutar ve solunuma yardımcıdır, ayrıca sucul türlerde ozmotik etkilerden korur. Bazı formlarda mukoz salgı toksik etkiye sahiptir, düşmanlarından korur. Modifiye olmuş mukoz bezler pek çok Anura erkeğinde baş parmaklar bölgesinde bulunur ve yapışkan salgısı ile ampleksusta dişiyi tutmaya yardımcı olur. Bazı urodellerde mukoz bezler, erkeği cezbetmeye yarayan koku salgılar. Hakiki zehir bezleri büyük alveolar bezlerdir. Bunlar toksisitesi yüksek, süt kıvamında alkoloid salgılardır, ve belli kısımlarda konsantre olmuşlardır. Salamandridae’de göz arkasında ve sırtta omurga boyunca, Anura’da gövde yanlarında, Bufonidae’de ayrıca göz arkasında bulunurlar. Zehir etkisi neurotoksik’dir. Solunum ve kalp atışlarını engeller. Bazı Güney Amerika ağaç kurbağalarının (örneğin Dendrobates pumilio) çok etkili zehirleri avlanma oklarında kullanılır.
 
Şekil 41: Yeşil ağaç kurbağasında (Hyla sp.) deriden enine geçen kesitte renk hücreleri (kromatoforlar) ve yerleşimleri (Storer ve ark., 1979’dan değiştirilerek).
 
Amfibilerde deri yoğun pigment içerir. Bu pigmentler fiziksel ışığı kırma özellikleri ile kamuflaj ve zararlı güneş ışınlarından korunmayı sağlar. Üç tip renk hücresi (kromatofor) ayırt edilir (Şekil 41).
1. Melanofor’lar: Siyah ve kahverengi pigmentlidirler.
2. Lipofor (=Zantofor)’lar: Kırmızı ve sarı lipokrom damlacıkları içerir.
3. Guanofor (=İridofor)’lar: Bunlar pigment içermezler. Ancak ışığı yansıtan Guanin kristalleri veya levhacıkları sayesinde renk verirler. Mavi ışık ışınlarını yansıtırlar.
Yapısal renklenmeler haricinde, pek çok amfibi ve öncelikle Anura, ayrıca sürüngenlerin bir kısmı, hızlı bir şekilde renk değiştirebilme yeteneğine sahiptir. Buna Fizyolojik Renk Değişimi denir. Bu renk değişimleri genel olarak; renk hücreleri olarak bilinen kromatoforlarda yerleşen pigmentin hücre içerisindeki dağılışı ile farklı kromatofor tiplerinin nispi pozisyonlarında meydana gelen değişiklikler, yahut da bu değişikliklerin bir kombinasyonu sonucu ortaya çıkar. Genel anlamda deride koyulaşma, kromatoforlardaki pigment yahut renk veren yapıların dispersiyonu (yayılması), deride renk açılması ise yine bu hücrelerdeki renk veren yapıların kontraksiyonu (toplanması) ile ilgili olmakla birlikte, bilhassa lipoforlar ve guanoforlar arasına uzanan melanofor pseudopodları içerisine melanin pigmentinin yayılması (renk koyulaşmasına yol açar) ve aynı pigment maddesinin melanoforun gövde kısmına (nukleus etrafına) değişik işlemlerle toplanması (renk açılmasına yol açar) bu tip renk değişikliklerinde etkindir (Şekil 42).
 
Şekil 42: Bir su kurbağası (Rana sp.) derisinde (yüzeysel bakışta) psudopodları içerisine melanin pigmenti yayılmış (a) ve hücre gövdesinde toplanmış (b) melanoforların görünümü (Porter, 1972’den).
 
            Yeşilden kırmızıya, hatta mora kadar olan tüm renk değişiklikleri (normal renk spektrumu: mor-mavi-yeşil-sarı-kırmızı), melanoforların nukleus çevresinde melanin pigmentinin toplanması, amoboid hareketleri ve pseudopodları içerisine pigmentin yayılması, guanoforlar arasına yönelmesi ve ayrıca lipoforların, gonoforlar arasına yahut altına uzanır hale gelinceye dek amöboid hareketlerinin kombine etkileri sonucu ortaya çıkar. Amfibilerde ve reptillerde meydana gelen bu tip renk değişimleri, farklı ışık şartları (güneş altı, gölge, karanlık gibi) altında, görme merkezlerinin etkisinde kalan sempatik sinir sistemince epifiz bezinin ara lobunun uyarılması ve “intermedin” (bir neurohumor) adı verilen hormonun farklı yoğunluklarda salgılanması ile düzenlenir. İntermedin’in kanda yüksek düzeyde olması amfibi derisinde koyulaşmayı, kandaki düzeyinin düşmesi ise renk açılmasını uyarır.
 
Şekil 43: Renk değişimi sırasında bir ağaç kurbağası (Hyla sp.) derisinin şematik kesitleri. (a): Açık Yeşil. Lipoforlar guanoforların üzerinde düzenlenir ve melanoforlar kısmenyayılmıştır; (b): Koyu Yeşil. Guanoforlar silindirik hal almış ve neredeyse melanoforlarla kuşatılmıştır; (c): Limon Sarısı. Lipoforlar ve guanoforlar düzensiz şekilde sıralanmış ve melanoforlar önemli derecede kontraksiyon gösterir; (d): Gri. Lipoforlar önemli derecede yassılaşmış ve bazıları guanoforların arasına, hatta altına nüfuz ederken, guanoforlar melanoforlar ile tamamen kuşatılmıştır (Porter, 1972’den değiştirilerek).
 
            Yeşil ağaç kurbağasında (Hyla sp.), yeşilden sarıya kadar renk değişiklikleri; melanoforların nukleusu çevresinde melanin pigmentinin toplanması ve ayrıca lipoforların, guanoforlar arasında yahut altında uzanır hale gelinceye dek amöboid hareketlerinin kombine etkisi sonucu ortaya çıkar (Şekil 43). Bu değişiklikler deriye sarı bir görünüş verecek şekilde, guanoforlardan kaynaklanan mavi ışık ışınlarına oranla lipoforlardan daha yüksek yoğunlukta sarı ışık ışınlarının yansımasına neden olur. Ağaç kurbağası güneş altında yeşil, gölgede sarımsı ve karanlıkta gridir. Lipoforlar melanofor ve guanoforların üzerinde düzenlendiğinde yeşil renk belirir. Melanoforların pigmenti nukleus etrafında toplandığında sarı renk baskın duruma geçer. Lipoforların renk yapıları (lipokrom tanecikleri) nuklear bölgeye toplandığında ve ayrıca lipoforlar guanoforlarla melanoforların altında uzanır hale geldiklerinde ise gri renk oluşur.
 
Kaynak: 
Budak, A. & Göçmen, B. (2005).  Herpetoloji. Ege Üniversitesi Fen Fakültesi Kitaplar Serisi, No. 194, Ege Üniversitesi Basımevi, Bornova-İzmir, 226 s. (ISBN 975-483-658-2) [Türkçe Kitap]. [2nci baskı, 2008].

Copyright © 2011 - 2020 AdaMerOs Herptil Türkiye, her hakkı saklıdır.
Bu sitede yayınlanan fotoğrafların ve yazıların hakları ve sorumluluğu sahiplerine aittir.
Fotoğraflar, yazılar ve diğer içeriğin izin alınmadan herhangi bir ortam ve biçimde kullanılması T.C. 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasası'na göre suçtur.