AdaMerOs Herptil Türkiye
Türkiye Kurbağa ve Sürüngenleri Gözlemciliği ve Fotoğrafçılığı Topluluğu
The Amphibians and Reptiles Monitoring & Photography Society in Turkey
YazıYorum
GözlüYorum
TanıYorum
Tartışıyorum
"EN" türler   
"EN" üyeler   
"EN" fotoğraflar   
"EN" iller   
Ana Sayfam Yap Sık Kullanılanlara Ekle Mail Gönder
Ara
Email
Şifre
Şifremi Unuttum | Beni Hatırla
  
 Ana Sayfa
 Fotoğraf Galerisi
 Herptil Forum
 TanıYorum Galerisi
 GözlüYorum Galerisi
 YazıYorum-ÖğreniYorum
 Fotoğraf Arama
 Herptil Türleri
 Türkiye'nin Herptilleri
 İl Portfolyoları
 Etkinlikler ve Duyurular
 Herptil Ansiklopedisi
 Herptil Biyolojisi
 Gözlem ve Fotoğrafçılık
 Kültür ve Sanat
 Hakkımızda
 Topluluk Üyeleri
 Üyelik Başvurusu
 Türk Herpetologlar
 E-Afişlerimiz
 ENGLISH Pages
 ENGLISH e-Posters
 Videolar/Movies
 E-Bülten (THB)
 Bağlantılar
 İletişim
 
  AdaMerOs Kelebek

Türkherptil DKMPGM ile işbirliği yapmaktadır


 

Turkherptil is an affiliated member of Natural Europe Project

Kör Kertenkeleler (Halkalı Kertenkeleler) (AMPHISBAENIA) AMPHISBAENIA Kuyruksuz Kurbağalar (ANURA) ANURA Kertenkeleler (SAURIA) SAURIA Yılanlar (SERPENTES ) SERPENTES Kaplumbağalar (TESTUDINATA) TESTUDINATA Kuyruklu Kurbağalar (Semenderler) (URODELA) URODELA
        Herptil Ansiklopedisi
Herpetolojinin Kapsamı ve Kısa Tarihçesi

HERPETOLOJİNİN KAPSAMI

Herpetoloji, kurbağa ve sürüngen bilimi olup, “herpeton” Eski Yunanca’da sürüngen, logos ise bilim anlamındadır. Herpeton sürüngen olduğuna göre bu bilim kolunun yalnız sürüngenleri kapsaması icap eder. Fakat amfibiler de dahil edilmiştir. Bunun bazı nedenleri vardır: bu iki sınıf (Classis) birbirine çok yakındır. Her ikisi de omurgalılardan kara omurgalılarının (Superclassis: Tetrapoda) iki aşağı sınıfını teşkil ederler. Her iki sınıf da poikilotherm” (poikilo: değişken, therm: sıcaklık), yani “soğukkanlı” hayvanlardır. Aorta yayları çift, kalpleri iki kulakçık(atrium) ve tek karıncıktan (ventriculus) yapılmıştır. Diğer bir sebep ise zoolojideki uzmanlaşma ile ilgili geleneksel olan tutumdur. Bu tutuma göre omurgalılar; Mammaloji, Ornitholoji, İchthyoloji ve Herpetoloji şeklinde gruplandırılır. Bu şekilde gruplamanın bir sebebi de, bu hayvan gruplarının başlangıçtaki (geçmişteki) tür sayısı bakımından büyüklükleri ile de ilgilidir. Sözgelimi*;
 
Memeliler         3200 tür,
Kuşlar              8600 tür,
Sürüngenler      6000 tür ve
Kurbağalar       2100 türdür.
 
* Omurgalı sınıflarına dair tür sayıları günümüzde oldukça yükselmiş olup değişik kaynaklarda farklı sayılar görülmektedir. Örneğin günümüzde sürüngenlerin 8200, kurbağaların 6000 kadar türü olduğu kabul edilmektedir.  Benzer artışlar diğer omurgal hayvan sınıfları için de geçerlidir. Wilson and Reeder (2005)'e göre 5676 memeli türü vardır. Ancak ondan sonra keşfedilenler ve bölünen türler ile tür sayısı 5750-5800 civarındadır. Kuşlar içinse; en son ve en güvenilir checklistlerden birinin otörü olan Clements (2011)'e  göre tür sayısı 10157'dir. 
 
Görüleceği gibi en az tür sayısı amfibilerdedir. Bunlar bir ek olarak reptillere ilave olmuştur. Eski sistematikçiler de memeli, kuş, ve balıkları ayırdığı halde kurbağa ve sürüngenleri tek grup altında toplamışlardır. Örneğin LINNAEUS 1758 tarihli “Systema Naturae” adlı eserinde, omurgalıları sadece Mammalia, Aves ve Amphibia diye sınıflara ayırmıştır.
 
 
HERPETOLOJİNİN TARİHÇESİ
1. ARISTO (M.Ö. 384- 322): İlk çağda yaşamıştır (Y. Aristoteles: değerli, kıymetli). Biyolojinin ve sistematiğin öncüsü olmuştur. Büyük İskender’e hocalık yapmış, imparatorluğun genişlemesiyle Mısır’dan Hindistan’a kadar bilinmeyen hayvan ve bitki türlerini inceleme fırsatı bulmuştur. Hayvanlar ve bitkiler hakkında gözlemlere dayanarak eserler yazmıştır. Ve ilk defa hayvanları sınıflara ayırmıştır. Aristo’nun sınıflandırması şöyledir:
A. KANLILAR ( Omurgalılar):
1- Vivipar 4 ayaklılar (“Memeliler”)
2- Kuşlar
3- Ovipar 4 ayaklılar ve ayaksızlar1. Pullular (=Squamata) (“Sürüngenler”)
                                    2. Pulsuzlar (=Amphibia) (“Kurbağalar”)
4- Balıklar
B. KANSIZLAR (Omurgasızlar)
 
Görüldüğü gibi Aristo da reptil ve amfibileri bir arada almıştır. Aristo tablo halinde bir gruplama yapmamıştır. Hayvanlar hakkında yazdığı kitaplardan bu şekilde bir tablo çıkarılmıştır. Eserlerinden sonradan tablo çıkarıldığı için günümüz kitapları arasında tam bir uyum yoktur.
 
2. PLINIUS (=Gajus PLINIUS SECUNDUS, M.S. 23- 79): Tabiat tarihi hakkında bir eser yazmıştır. Aristo gibi sistematik yapmamış ve hayvanları “karada ve suda yaşayan hayvanlar” olarak ele almıştır. Eseri gözlemlere dayanmaz. Gerçek olmayan konulardan da bahsetmiştir. Aristo ile birlikte, ortaçağda uzun zaman otorite olarak kabul edilmiştir. Her ikisinin de manuskript (el yazısı) olan eserleri 15. yüzyılda matbaanın icadıyla ilk basılan kitaplar arasında yer almıştır. Genç yaşta ölümü ile kitap tamamlanamamıştır. Kitabının adı Naturalis Historiae” dir. Aristo’nun eserinin adı ise “Historia Animalium” dur. Her iki eser de Latince olarak basılmıştır.
3. Conrad GESNER (1516-1565): İsviçrelidir. Yeni çağın başlangıcında yaşamış bu bilim adamı önce hekimlik yapmış, sonra Zürich Üniversitesi’nde Tabiat Tarihi profesörlüğünde bulunmuştur. “Historia Animalium” isimli 5 ciltlik ve ilk kez “elle çizilmiş” resimler içeren bir eser vermiştir. Kitapta Latince bazı isimler olmasına karşın, bu durum sistematik anlamda değildi. Örneğin “Rana perfecta” derken “tam veya ergin kurbağa”, “Foetus ranae caudatus” derkende,kurbağanın kuyruklu yavrusu” kastedilmiştir.
4. Edward TOPSEL: Rahip olan bu bilim adamı 1609’da “Historie of Serpentes adlı eseri yazmıştır. Bu eserde “Serpentes” geniş manada (Sensu lato) kullanılmıştır; yalnız yılanları değil diğer zehirli hayvanları da kapsar, kitapta örümcek ve akreplerden de bahsedilmektedir.
5. John RAY (1628-1705): İngiliz’dir. Linnaeus’dan evvel, en büyük sistematikçi olarak bilinir. Kitabının adı “ Synopsis Methodica Animalium Quadripedum et Serpentini Generis” (Dört Ayaklı Hayvanlar ve Yılan Cinsleri Hakkında Metodik Özet)’tir. Bu eserde kurbağa ve sürüngenler bir arada alınıp incelenmiştir. Ayrıca morfolojik özelliklerine göre zehirli ve zehirsiz yılanların nasıl ayırt edileceğinden bahsedilmektedir.
6. Carolus LINNAEUS (Carl Linné, 1707-1778): Canlıların sınıflandırılmasına ilişkin ilksistematik kategorileri (classis, ordo, genus, species, varietas) koymuş ve “Binominal Nomenklatür”ü (İkili İsimlendirme Kuralı) getirmiştir. Ünlü eserinin adı “Systema Naturae” (Tabiatın Düzeni)’dir. Kitabında hayvan, bitki ve mineralleri sınıflandırmıştır. Bir cildi hayvanlara aittir ve Memeliler, Kuşlar, Amphibia olmak üzere 3 sınıf (classis) yapmıştır. Linné, bu kitabında amfibileri tavsif ederken 194. sayfasında; “çoğu tiksinilen, pis derili, korkunç görünüşlü, sahtekar gözlü, rahatsız edici kokulu, müthiş zehirli, Tanrı bereket bunlardan fazla yaratmamış gibi bazı ilginç ve komik terimler kullanmıştır. 194. sayfanın bir paragrafı aynen şöyledir:
 
“AMPHIBIA pleraque horrent, Corpore frigido, Colore hurido, Sceleto cartilagineo, Cute foedo, Facie torva, Obtutu meditabundo, Odero tetro, Sono rauco, Loco fqualido veneno horrendo; non iraque in horum numerum fefe jaetavit eorum Auetor”.
 
Buradaki tanımlamaların Türkçe karşılıkları aşağıdaki şekildedir:
- pleraque horrent (korkunç görünüşlü)
- corpore frigido (soğuk vücutlu)
- colore hurido ( renkleri sarı)
- sceleto cartilegineo (kıkırdak iskeletli)
- cute foedo ( koyu derili)
- facie torva (korkunç görünüşlü)
- obtutu meditabunda (sahtekar görünüşlü)
- odore tetro (pis kokulu)
- loco fqualido (lokaliteleri pis)
- veneno horrendo (müthiş zehirli)
- “non iraque in horum numerum fefe Jaetavit Auetor” (Bereket Yaratan bunlardan az yaratmış).
7. Alexandre BRONGIART (1770-1847): Fransız’dır. Sorbon ve Paris üniversitelerinde Tabiat Tarihi profösörlüğü yapmış olmakla birlikte, esas dalı mineroloji idi. Kitabının adı “Essai d’une classification naturelle des reptiles” (sürüngenlerin tabii sınıflandırılması üzerine bir deneme)’dir.
            Amfibilerin, reptillerden ayrılması hakkında çeşitli tarihler bulunmaktadır.
8. P. V. TERENTJEV (1903-1970) & S. A. CHERNOV (1903-1964): Bu iki Rus araştırıcı, “Amphibi ve Reptillerin Tayin Anahtarı” (1949) isimli kitaplarında, Amphibive Reptillerin 1800 yılında ayrıldığını belirtmişlerdir. Larousse’ta ise bu tarih 1805’dir.Bir takım olarak Amphibia, 19. yüzyıl başında Brongiart tarafından ayrılmıştır.
9. Henri Marie D. BLAINVILLE (1777-1850): Prodrome d’une nouvelle distribution an du régne animal” adlı eserinde Amphibi ve Reptilleri “classis olarak” ayıran Fransız bilim adamıdır. Bu araştırmacı Fransız Bilimci Cuvier’in bir dersine girmiş ve Tabii Bilimler sahasında çalışmıştır. Tabiat Tarihi Müzesi ve Üniversite Fen Fakültesinde profesör olmuştur.
Amphibiler sınıf olarak ayrılınca başka bir isim vermek gerekmiştir. Amphibi bilimi anlamına gelen ve bugün de kısmen de olsa kullanılan Batrachologia” denmiştir (Grek. Batrachos: kurbağa). Bu şekilde yazılmış kitaplara Boulenger’in “Cataloque of Batrachia, Salientia” (Sıçrayıcı Kurbağaların Kataloğu), “Cataloque of Batrachia, Gradientia” (Yürüyen Kurbağaların Katoloğu) ve Dotters (1963)’in “Les Batraciens et reptil d’Europe (Avrupa’nın Kurbağa Ve Sürüngenleri) örnek olarak verilebilir.
Aslında bugünkü nomenklatür kaidelerine göre bu Amphibia tabirini (Batrachia) kullanmamak gerekir. Zira Linnaeus bu terim altında hem kurbağaları, hem sürüngenleri, hem de daha başka hayvanları dahil etmiştir. Bu durumda Linnaeus’un “prioritesi (önceliği)” kabul edilemez. Fakat bugün tutum bu şekildedir. Herpetologia denince “hem Amphibia hem de Reptilia” bilgisi anlaşılmaktadır.
10. André Marie C. DUMERIL (1774-1860): Fransız hekimdir. Bilim Akademisi’nde bulunmuş ve 10 ciltlik “Erpetoloji General” (Genel Herpetoloji) diye bir eser yazmıştır. Kendisi bir herpetolog olmakla birlikte, kitabını başka daldan bir meslektaşı Gabriel BIBRON (1806-1848) ile beraber yazmıştır. Eserin yazarları, Literatürde daima Duméril et Bibron şeklinde geçmektedir.
11. George Albert BOULENGER (1858-1937): Aslen Belçikalı’dır. Uzun seneler (1882-1920) British Museum’da çalışmıştır. Esas olarak Herpetolojik eseler yazmıştır. British Museum’da bulunan koleksiyonları incelemiş ve 9 ciltlik bir katalog neşretmiştir. Herpetolojide bu eserler ilk müracaat kitaplarıdır.
12. Edward Drinker COPE (1840-1897): Amerikalı bir araştırıcı olup, zooloji ile paleontolojide değerli araştırmalar yapmıştır. Bugün bu araştırmacı adına “Copeia” adlı periyodik bir dergi çıkarılmaktadır.
Herpetoloji’de önde gelen diğer bazı araştırmacılar şunlardır:
-          Franz WERNER (1867-1939): Brehms’in kitabında Amphibi ve Reptiller kısmını yazmıştır.
-          Otto WETTSTEIN (1892-1967): “Herpetologia Aegaea” (Ege Herpetolojisi) adlı kitabı vardır. Her ikisi de Avusturyalı’dır.
-          Robert MERTENS (1894-1975): “Die Amphibien und Reptilien Europas”, Senkenberg, Frankfurt-(Avrupa’nın Amphibi ve Reptilleri) adlı bir kontrol listesi (checklist) yazmıştır.
-          Walter HELLMICH (1906-1974): Türkiye Amphibi ve Reptilleri üzerinde çalışmaları vardır. Münih Zoolojik Devlet Müzesinde uzun yıllar çalışmıştır. Mertens ve Hellmich Alman bilim adamlarıdır.
 
TÜRKİYE HERPETOFAUNASI TARİHÇESİ
Anadolu’ya ait herpetolojik araştırmalar 1810’lu yıllarda başlamış ve artan orijinal makaleler zamanla bir araya gelerek telif eserler halinde bastırılmıştır.
-    1902’de Franz WERNER (1867-1939)Die Reptilien und Amphibien von Kleinasien” (Küçük Asya’nın Reptil ve Amfibileri) adlı eseri yazmıştır.
-    1922-1923’de Gerhard VENZMER (1893- ? ) tarafından “Neues Verzeichnis der Amphibien und Reptilen von Kleinasien” (Küçük Asya’nın Amfibi ve Reptillerinin Yeni Listesi),
-    1936’da C. G. BIRD tarafından “The Distribution of Reptiles and Amphibians in Asiatic Turkey” (Asiatik Türkiye’de Reptil ve Amfibilerin Dağılışı”,
-     1944’de Frederick Simon BODENHEIMER (1897-1959) tarafından “Introduction into the Knowledge of the Amphibia and Reptilia of Turkey (Türkiye Amphibi ve Sürüngen Bilgisine Giriş) yazılmış olup bu kitap Prof. Dr. Muhtar Başoğlu tarafından Türkçe’ye çevrilmiştir. Bodenheimer Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesinde 2 yıl hocalık yapmış olup aslen Musevi’dir. Esas çalışma alanı entomolojidir ve “Türkiye’nin Coccidea’ları” hakkında bir eseri vardır.
-    Josef EISELT (1912-2001): Uzun yıllar Viyana Tabiat Tarihi Müzesi’ndeçalışmış Avusturyalı herpetolog’tur. Anadolu’da bilimsel gezilerde bulunmuş,Türkiye herpetofaunası hakkında eserler yazmıştır. Önceleri Josef Friedrich SCHMIDTLER (Münih) ve daha sonra Ilya S. DAREVSKY (Petersburg) ile müştereken bilhassa Lacertid kertenkeleler üzerine araştırmalarını Türkiye’de zoolojik gezi sonuçları (Ergebnisse zoologischer sammelreisen in der Turkei) adı altında yayınlamıştır.
-     Prof. Dr. Muhtar BAŞOĞLU (1913-1981): Yurdumuzda Herpetoloji’nin öncüsüdür. İstanbul Üniversitesi (1941-1961) ve Ege Üniversitesi’nde (1961-1981) çalışmış ve Ege Üniversitesi Fen Fakültesi’nin kurucularındandır. Walter HELLMICH (Münih) ile birlikte Doğu Anadolu Herpetofaunası üzerine çalışmıştır (Auf herpetologischer Forschungsfahrt in Ost-Anatolien, 1958). Ayrıca Türkiye’nin Amphibileri (Prof. Dr. Necla ÖZETİ ile müşterek) ve Türkiye’nin Reptilleri (Prof. Dr. İbrahim BARAN ile müşterek) üzerine toplam 3 ciltden oluşan kitapları vardır. Adına yazılmış pek çok eser ve tanımlanmış pek çok takson mevcuttur. Örneğin;
- Ophisops elegans basoglui BARAN & BUDAK, 1978: Akdeniz - Yılan gözlü kertenkelesi.
- Lacerta cappadocica muhtari  EISELT, 1978: Güneydoğu Anadolu - Kayseri Kertenkelesi,
- Mertensiella luschani basoglui BARAN & ATATÜR, 1980: Kaş - Kara Semenderi,
- Entodinium basoglui ÖKTEM & GÖÇMEN, 1996:İşkembe silli protozoonu.

Herpetoloji Bilimine katkısı olan bazı bilim adamları ve İlk Türk Herpetologu, Türkiye'de Herpetolojinin kurumsallaşmasında önder olan değerli Hocamız Merhum Prof. Dr. Muhtar BAŞOĞLU.

 
Kaynak: 

 

Budak, A. & Göçmen, B. (2005).  Herpetoloji. Ege Üniversitesi Fen Fakültesi Kitaplar Serisi, No. 194, Ege Üniversitesi Basımevi, Bornova-İzmir, 226 s. (ISBN 975-483-658-2) [Türkçe Kitap]. [2nci baskı, 2008].

Copyright © 2011 - 2020 AdaMerOs Herptil Türkiye, her hakkı saklıdır.
Bu sitede yayınlanan fotoğrafların ve yazıların hakları ve sorumluluğu sahiplerine aittir.
Fotoğraflar, yazılar ve diğer içeriğin izin alınmadan herhangi bir ortam ve biçimde kullanılması T.C. 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasası'na göre suçtur.